wenhk4z8t7 MUQYQMVKTXJX The Love Most Beautiful Dream of the World



Search Engine Submission - AddMe
EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
The Love Most Beautiful Dream of the World
TIPTA 2 ÖNEMLİ BULUŞ
9/2/2010 ·

     Amerikan Los Angeles Üniversitesi, ebola, grip, hepatit-c, çiçek ve AIDS’e kadar bütün virüsleri öldüren molekül buldu. King’s College London, yaşlanma hızının bağlı olduğu geni belirledi

 

Kim korkar virüsten

     Virüs kökenli birçok tehlikeli hastalığı tedavi edebilecek yeni bir molekül bulundu. Amerikan Los Angeles Üniversitesi’nden Mike Wolf başkanlığında araştırma yürüten ekibin bulduğu molekülün fareler üzerinde denendiği ve sonucun son derece umut verici olduğu kaydedildi. Ebola, grip, sarı humma, hepatit-c, çiçek, AIDS ve Rift Vadisi Humması, Batı Nil virüsü gibi birçok hastalığın virüsleri üzerinde etkili olduğu belirtilen molekülün keşfi şimdiden antibiyotiğin keşfine benzetiliyor. Bu yeni moleküle LJ001 kod adı verildi. Procedings of National Academy Of Sciences (Ulusal Bilimler Akademisi Tutanaklar) adlı yayında tanıtılan yeni buluşun, birçok viral hastalığın tedavisinde kullanılacak bir ilaca dönüşme olasılığının yüksek olduğu vurgulandı.
 

     Deneylerde, ebola virüsü zerk edilen farelerin yüzde 80’inin, Rift Vadisi Humması virüsü zerk edilen farelerin yüzde 100’ünün bu molekülle tedavi sonunda hayatta kaldığı kaydedildi. Ayrıca molekülün hiçbir yan etkisinin olmadığı saptandı.
 

     Bilim insanları, bakterilerin yol açtığı hastalıkları iyileştiren çok sayıda geniş spektrumlu antibiyotik bulunmasına karşın, piyasada mevcut anti-virüs moleküllerin hem çok ender hem de etki alanlarının çok dar kapsamlı olduğuna dikkat çekti. 

Uzun yaşamın sırrı

     İnsanların biyolojik açıdan erken ya da geç yaşlanması üzerinde belirleyici olan bir gen bulundu. Bu gen üzerinde yapılacak araştırmalarla insan ömrünün uzatılabileceği belirtiliyor. İngiltere’deki Leicester Ünivetsitesi ile King’s College London tarafından yapılan araştırmada hücresel yaşlanma hızının, “TERC” adlı bir gene bağlı olduğu belirlendi. Bu genin belli bir varyasyonuna sahip olan insanlarda biyolojik yaşlanmanın daha yavaş seyrettiği tespit edildi.
 

     Leicester Üniversitesi’nden Profesör Nilesh Samani, kromozom uçlarındaki “telomerlerin” uzunluğuna ve bunların ne kadar sürede kısaldığına bağlı olarak yaşlanma ve yaşam süresinin değişiklik gösterdiğini söyledi. TERC geninin bir varyasyonunun, hem telomerlerin uzunluğu hem de kısalma süreleri üzerinde etkili olduğu, bu sayede yaşlanma üzerinde belirleyici etkide bulunduğu belirtildi.
Nature Genetics” dergisinde yayımlanan araştırmaya imza atanlardan King’s College London Profesörü Tim Spector da “Araştırmanın, bazı kişilerin genetik olarak daha çabuk yaşlanmaya programlandığını gösterdiğini” vurguladı. Araştırmacılar bu keşif sayesinde yaşa bağlı hastalıkların daha iyi anlaşılabileceğini kaydetti.

KAYNAK:milliyet.com.tr

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yorum (0) Yorum yaz!




DOMUZ GRİBİNDE SKANDAL İTİRAF
4/2/2010 ·

Tüm dünyada önce büyük panik sonra şüphe yaratan hastalıkta ilgili DSÖ'de çark etti...



Tüm dünyada önce panik, sonra korku ve son olarak kuşkuyla karşılanan domuz gribi hastalığı giderek daha büyük bir skandala dönüşüyor. Dünya Sağlık Örgütü’nün direktifleri doğrultusunda tüm dünyada gerçekleşen aşı kampanyaları ve milyarlarca dolara varan aşı ve ilaç stoklarına rağmen “Yanlış yapıyorsunuz” diyen bazı bilim adamları ilk aylarda tepkiyle karşılanıyordu.

Ancak son dönemde hastalığın neredeyse tamamen ortadan kaybolması ve ölüm vakalarının normal gripten ölümlerin bile kat kat altında kalması saygın bilim adamlarının da yavaş yavaş “domuz gribi abartıydı” diyen bu uzmanların yanına katılmasına sebep oldu.

Vatan Gazetesi'nde yer alan habere göre; ilk olarak Harvard Üniversitesi uzmanlarının araştırması, domuz gribinin mevsimsel gripten farkının bulunmadığını, öldürme riskinin daha düşük olduğunu ve aşılama kampanyalarının gereksiz olduğunu ortaya çıkardı.

İddialar üzerine domuz gribini “yüzyılın en büyük tıp skandalı” olarak tanımlayan Avrupa Konseyi Aile ve Sağlık Komisyonu Başkanı Wolfgang Wodarg, geçen ay AK Parti İstanbul Milletvekili Lokman Ayva ile Karabük Milletvekili Mustafa Ünal’ın da yer aldığı 14 Avrupa milletvekiliyle birlikte Avrupa Konseyi’ne “Domuz gribi sahte bir salgın mıydı, araştırılsın” başlıklı bir araştırma önergesi verdi.

WHO da çark etti Önergenin kabul edilmesinin ardından önceki gün domuz gribi oturumunda ifade veren Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) hastalıkların sıklık ve yayılma düzenini inceleyen epidemioloji birimi direktörü Profesör Ulrich Keil, “Domuz gribi salgını ilaç üreticilerinin kârlarını artırmak için bu şirketlerle ortak olarak üretilen bir korku kampanyasıydı” diye konuştu. WHO grip direktörü Keiji Fukuda ise “Domuz gribi konusunda karar alan bilim adamlarımızın ilaç şirketleriyle herhangi bir çıkar anlaşmaları bulunmamaktadır” diye örgütü savundu.

WHO’da kalp hastalıkları konusunda bir numaralı uzman olarak kabul edilen Profesör Keil, Avrupa Konseyi’ndeki ifadesinde şu sözleri kullandı: “WHO, SARS ve kuş giribi konusunda da tüm tahminlerinde yanıldı. Kamu sağlığını ilgilendiren onca şey varken domuz gribi konusunda halkta büyük bir panik yaşanmasına sebep olduk ve bu tamamen abartılmış bir korkuydu. WHO’nun kararları ülkelerin sağlık bütçelerine çok büyük yük getirdi. İnsanların ölümüne sebep olan en önemli etkenlerin hipertansiyon, sigara, yüksek kolesterol, obezite, egzersiz yapmama, sebze ve meyve tüketiminin azlığı olduğunu çok iyi biliyoruz. Hükümetler, WHO’nun tavsiyesi doğrultusunda bu alanlara yatırım yapmaları gerekirken küresel bir salgın yaşanması yönündeki deliller çok zayıf olmasına rağmen domuz gribine yatırım yapmak zorunda bırakıldı.”

 

 KAYNAK:milliyet

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yorum (0) Yorum yaz!




HOTMAİL ADRESİNİZİ NASIL GERİ ALIRSINIZ?
24/1/2010 ·

    Microsoft Türkiye olarak tanımadığınız kişileri arkadaş listenize eklememenizi, Microsoft ya da MSN başlığı altında gelen ve sizden şifre ya da kullanıcı adınızı isteyen maillere güvenmemenizi, tanımadığınız kişilerden gelen e-postaları açmamanızı önermekteyiz.
 

     Buna rağmen şifrenizi/kullanıcı adını unutmanız ya da şifrenizi kaybetmeniz halinde bu linkteki videoyu izleyerek nasıl bu sorunu aşacağınızı öğrenebilirsiniz. Video'da anlatılan formu dolduracağınız ve şifre sorununuzu çözeceğiniz İNTERNET ADRESİ şu şekildedir.
 

 

VİDEOYU İZLE

     IP'nizi Belirleme Hakkında Ek Bilgi

     Internet bağlantısı yaparken Internet servis sağlayınıza statik IP için başvurdunuzsa ve hep aynı IP ile Internete bağlanıyorsanız o IP adresini Videoda belirtilen kutucuğa giriniz. Bununla ilgili özel bir işlem yapmadıysanız video'da belirtilen kutuyu boş bırakın. Bir çok işyeri statik IP kullanmaktadır, eğer Hotmailinizeya da WindowsLive Messenger servisine iş yerinden sıkça giriş yapıyorsanız, iş yerinizin IT sorumlusundan öğrenip buraya girebilirsiniz.

KAYNAK:msn.com
 

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yorum (0) Yorum yaz!




Korsan Müzik İndirene ADSL İptali Geliyor
20/1/2010 ·

Fransa'da 'Sarkozy yasası' olarak bilinen düzenlemeyle internet sağlayıcıları korsan müzik indirmede sorumlu tutuluyor. Türkiye'de de marttan sonra başlaması beklenen uygulamaya göre yasadışı indirme yapan kullanıcı iki uyarı mektubundan sonra ADSL'den mahrum olacak. Uygulamanın başladığı ülkelerde CD satışı ve yasal müzik indirme rakamları patlıyor

İnternetten korsan müzik ve film indirmeyi engellemek için ağır önlemler geliyor. Fransa ve İngiltere’den sonra Türkiye de korsan indirmede sorumluluğu internet servis sağlayıcılarına vermeye hazırlanıyor.

Kanunda yapılması planlanan değişiklikle yasalara aykırı olarak müzik ve film dosyası indirenlerin internet erişimi askıya alınacak.

Müzik yapımcıları, bu yıl başında uygulamaya geçmesi beklenen yasanın yetişmediğini, ancak mart ayı sonunda tamamlanacağını söylüyor. 5101 Sayılı yasa ile yapılan değişiklikten sonra ses kayıtlarını yasadışı indirenlere karşı mücadele başlayacak.

Sarkozy yazdı

Türkiye’de de internet servis sağlayıcıları yasadışı indirmeden sorumlu tutulacak. Bu şekilde film, müzik, yada oyun indirenlerin tüm internet trafiği engellenecek. Fransa’daki yasaya göre internetten müzik ve film indiren kullanıcılar tespit edildikten sonra iki kez elektronik posta yoluyla uyarılıyor. Eğer kullanıcı bu uyarıları ciddiye almazsa internet abonelikleri mahkeme kararıyla iki aydan 1 yıla kadar iptal ediliyor. Türkiye’de de aynı uygulamanın mart ayında Meclis’ten geçmesi bekleniyor.

Söz konusu uygulamayı dünyada ilk kez Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy başlattı. Bu nedenle yasa ‘Sarkozy yasası’ olarak anılıyor. Sarkozy, uygulamayı Fransız kültürünün yok olmaması için kendisi kaleme aldı. Fransız lider internetin Fransız kültürünü ve yaratıcı endüstrisini yok ettiğini düşünüyor.

MÜ-YAP Başkanı Bülent Forta, Türkiye’nin AB ile eşleşme projesi ile bu yasanın da uygulanmaya başlayacağını söyledi. Şuan Kültür Bakanlığı’nın üzerinde çalıştığı yasa Fransa’daki yasaya benziyor. Yasa ile internetten uyarı sistemi  uygulamaya konuluyor.

Albüm satışı dip yaptı

Sektör ve Sony Music’i konuştuğumuz Sony Music Türkiye Genel Müdür Şemsettin Göktaş, Türkiye’de 2003 yılından bu yana yerli ve yabancı albüm satışlarının sürekli düştüğünü söylüyor. Türkiye’de 2003 yılında 39.7 milyon adet olan yerli ve yabancı albüm satışı 2009’da 11.52 milyon adede indi. Bu düşüşün en büyük nedeni modası geçen kaset teknolojisiydi. 2003’te 26 milyon civarında kaset üretilirken bu rakam 2009’da 700 bine kadar indi. Göktaş, Türkiye’de albüm satışlarının bu kadar düşmesini ‘kasetten CD’ye geçişte devreye giren ADSL yaygınlaşmasına bağlıyor.

Araya ADSL girdi!

Göktaş, şimdi fiyatı düşürerek tüketicileri CD alma alışkanlığı kazandırmaya çalıştıklarını söylüyor. Göktaş, “Dönüm noktası 2004 yılıydı. ADSL’de TTNet’in 500 bin abonesi vardı. Şuan sadece TTNet’in 6 milyon kullanıcısı var. 12 milyon hane olduğu kabul edilirse evlerin yarısında internet var. Biz internete çok entegre olmuş bir ülkeyiz. İnternet kafeler çok yaygın, kablosuz internete kolay ulaşılıyor ve laptop satışları patladı. Bunların tümü albüm satışını düşürdü. Kasetten CD’ye dönemeden araya internet girdi” dedi.

İnternet trafiği durdu

Korsan müzik işinin eskiden polisiye olduğunu belirten Göktaş, “Artık internette korsanlar çok daha kolay bulunuyor. Fransa’daki uygulamadan sonra hem fiziki hem de dijital albüm satışları arttı” diye konuşuyor.
İsveç de Fransa gibi internet servis sağlayıcılarını sorumlu hale getirdi. Uygulamanın başladığı ilk gün internet trafiği yüzde 45 oranında düştü. Uygulamadan sonraki dönemde de CD ve internetten yasal müzik indirme gelirleri tavan yaptı. İngiltere, İtalya ve Yunanistan da bu uygulamayla ilgili çalışmalara başladı.

‘Yasal indirme artacak’

Göktaş, müzik endüstrisinde dünyanın dijital ortamda satılan mp3’lere kaydığını söylüyor. Şemsettin Göktaş’a göre Türkiye’de de yasal müzik satışı yapan Turkcell’in işi artacak, Vodafone ve Avea bu alana daha çok yatırım yapacak. Yasa geçtiğinde albüm satışlarında yüzde 35 olması beklenen daralmanın yüzde 10’a ineceği belirtiliyor. Göktaş, bu düzenlemeyle müzik piyasasının canlanacağını ve daha kaliteli hale geleceğini savunuyor.

Göktaş, Türkiye’de albüm sayısının 5 binden 3 bine düşmesini de bu duruma örnek gösteriyor.

CD de bitecek mi?

Dünyada fiziki albümün geleceği konusunda iki farklı senaryo bulunuyor. Bunlardan biri albümlerin flashdisk ya da mikro kartların içinde satılması. Bu uygulama 2007 yılından bu yana bazı yapımcılar tarafından yapılıyor. Ancak CD’nin de bazı kesimler tarafından alınmaya devam edileceği söyleniyor.

Göktaş, ikinci senaryonun ise fiziksel satışın biteceğini söylediğini belirtiyor. Göktaş, “Bence azalacak ama bitmeyecek. İnsanların sahiplik duygusu albüm satışlarını bitirmeyecek. Müzik şirketleri kendi seçimini yapacak” diyor.

MÜ-YAP korsan müzik indireni görüyor

Müzik yapımcılarının meslek birliği olan MÜ-YAP, yaptığı yazılım yatırımıyla korsan müzik indiren kullanıcıları görebiliyor. Kullanıcıların IP adreslerini gören MÜ-YAP herhangi bir yasal düzenleme olmadığı için korsan müzik indirmeye müdahale edemiyor. Ancak MÜ-YAP müdahale edememesine rağmen geçen yıl test amaçlı olarak 100 kişiye uyarı mektubu gönderdi. MÜ-YAP Başkanı Bülent Forta, “Şu an bizim koruduğumuz içerikleri indirenlerin çok büyük bölümünü görüyoruz. Türkiye’de ADSL kullanım gerekçesinin yüzde 70-80’ini yasadışı müzik, film ve oyun indirenler oluşturuyor. Kalan yüzde 20’lik kısmı ise şirketler kullanıyor” diyor.

Forta’nın verdiği bilgiye göre Türkiye’de yaklaşık 6 milyon ADSL abonesi olduğu dikkate alındığında 4.5 milyon abonenin yasadışı müzik, film ve oyun indirdiği anlaşılıyor.

‘En uygun fiyat Türkiye’de’

Sony Music, 12 Ocak’ta yabancı müzik albümlerinde ‘Süper Fiyat’ kampanyası başlattı. Britney Spears’ın ‘Singles Collection’, Leona Lewis’in ‘Echo’ ve Rod Steward’ın ‘Soulbook’ adlı yeni albümleri yeni versiyonlarıyla 14.90 TL’den satışa sunuldu. Şimdi de Michael Jackson, Alicia Keys, Kings Of Leon, Celine Dion, Bob Dylan, Eros Ramazotti gibi ünlü sanatçıların daha önce yayınlanmış albümlerinin de ‘Süper Fiyat’ versiyonları raflarda. Şemsettin Göktaş, Doğu Avrupa, Türkiye ve Yunanistan’a yönelik ucuz fiyat stratejisinin İtalya’da da başladığını söyledi. Yabancı albümlerin yerli ile aynı fiyata inmesini kartonla değiştirilen albüm ambalajı sağladı. Göktaş, Türkiye’deki fiyatın kampanyanın uygulandığı ülkeler arasında en uygunu olduğunu belirtti.

En çok Jackson sattı

Göktaş, Sony Music Türkiye’nin en çok sattığı alümün bu ay sonunda Michael Jackson’ın ‘This Is It’ albümü olacağını söyledi.
Jackson’ın ölümünden önce Türkiye’de neredeyse hiç albümünün satılmadığını hatırlatan Göktaş, “Geçen yıl 31 Aralık’a kadar toplam 30 bin albüm satıldı” dedi. Sony Music Türkiye’nin albümü şimdiye kadar Türkiye’de en çok satan yabancı sanatçısı 200 bin albümle Ricky Martin oldu. Martin’i 110 bin adetle içinde Titanic filminin müziğinin bulunduğu Celine Dion albümü izledi.

Avrupa nasıl cezalandırıyor?

Avrupa’da müzik indirenlere de yükleyenlere de ağır cezalar kesiliyor. Avrupa ülkelerinde cezalar şöyle:

Almanya: Alman Mahkemeleri yasadışı yükleme (uploading) ve indirme (downloading) ile ilgili indirilen veya yüklenen dosya sayısına göre ceza veriyor. Şimdiye kadar verilen para cezaları 150 ile 1800 avro arasında. Hatta bazı davalarda 35 saate kadar çalışma mahkûmiyeti bile veriliyor.

İtalya: 2004’te yürürlüğe giren İtalyan Ceza Kanunu’na göre, kanuna aykırı müzik dosyalarının indirilmesine 154 avroluk idari para cezası veriliyor. Ticari kazanç olmadan kanuna aykırı yüklemede (uygun hale getirme), ceza 2065 avroya kadar çıkıyor. Ticari amaç için kanuna aykırı yükleme ise üç yıla kadar hapisle cezalandırılıyor.

İsveç: İsveç Kanunlarına göre, kanuna aykırı indirme ve yükleme, telif hakkı yasasına göre, hem iki yıldan uzun olmayan hapis cezasıyla hem de para cezasıyla cezalandırılıyor.

İngiltere: İngiltere yasalarına göre müzik, film gibi dosyaların kanuna aykırı yüklenmesi (uploading), suç olarak nitelendirilmiş ve iki yıla kadar hapis ve sınırsız para cezası ile de yaptırıma bağlanmış... (RADİKAL)

KAYNAK:milliyet.com.tr

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yorum (0) Yorum yaz!




Uruguay'da Şaşırtan Görüntü
15/1/2010 ·

     Gökyüzünde, ufka doğru dönerek uzanan bu bulut Uruguay'da görüntülendi...

     "Silindir bulut" olarak adlandırılan, çok nadir görülen bir doğa olayı, Güney Amerika'da, Daniela Mirner Eberl tarafından Uruguay'da, Maldonado'nun Las Olas Plajı'nda fotoğraflandı.

     Fotoğraftan en çok etkilenenlerden olan NASA da, geçtiğimiz hafta sitesinde "günün fotoğrafı" olarak yayınladı. 

     Astronom Robert Nemiroff ve Jerry Bonnell, "Bu nadir bulutlar genellikle ilerleyen soğuk havanın yakınlarında oluşur. Yaklaşan bir fırtınanın aşağıya doğru akımı sıcak havanın yükselip, çiğe dönüşecek kadar soğumasıyla oluşur" açıklamasını yapıp eklediler, "Bu tür bulutların yatay ekseninde hava dolaşmaya devam eder"

     Her ne kadar içerisinde hava dolaşımı olsa da, bu bulutların hortuma dönüşme ihtimali yok.

     Dünyanın her yöresinde "silindir bulut" görülse de, özellikle Avustralya'da her bahar ortaya çıkarlar. Bu muhteşem manzaraya şahit olabilmek için ziyaretçiler Eylül ayında Queensland'a akın ediyorlar...

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yorum (0) Yorum yaz!




Yerli Cep Telefonu Anadolu
11/1/2010 ·

     Google Nexus One'ı, Motorola yeni Droid'i çıkartırken ve Apple iPhone 4G'yi hazırlarken hepsinden daha önemli bir haber ortaya çıktı: Yerli cep telefonu Anadolu geliyor!

     Lenovo Mobile
ile antlaşmalar yapan Anatolia Telekom A.Ş., Erzincan'da cep telefonu üretmeye hazırlanıyor. Şirketin Yönetim Kurulu Başkanı Doğan Kuzu, bu fikrin bundan bir buçuk yıl önce doğduğunu belirtti. MOBİSAD Başkanı Murat Dursun ile görüşme esnasında doğan fikre, Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım'ın olumlu yaklaştığı aktarılıyor.

     Anatolia Telekom, sadece cep telefonu değil, internet erişim kartları ve çoklu modem üretimi de yapacak. Temmuz ayınca çıkan teşvik yasasının, bu işi Erzincan'da yapmayı avantajlı hale getirdiği de aktarılan bilgiler arasında yer alıyor.
     Hadi hayırlısı. Yerli malı yurdun malı demişler.
 
 
KAYNAK:chip.com.tr

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yorum (0) Yorum yaz!




Yeni laptop platformu Intel Calpella hazır!
5/1/2010 ·

     Intel devrimci notebook platformu Calpella'yı tanıtıyor: Şu andan itibaren iki çekirdekli Core i3, i5 ve tümleşik grafik çekirdeğine sahip i7 işlemciler (kod adı: Arrendale) temin edilebiliyor.

     Artık notebook sahipleri de şimdiye kadar sadece masaüstü PC alanında kullanılan Core i3 ve Core i5 işlemcilerin tadına bakabilecek. Core i-serisinin halefi Core 2, Intel'in planında yer almaya devam edecek; fakat özellikle CES etkinliğinde ve mart ayında CeBit 2010'da tanıtılacak yeni notebooklar ağırlıklı olarak Core iX işlemcilerle çalışacak.

     Core 2 işlemcilerle karşılaştırıldığında ortaya çıkan devrimci yenilikler: Arrendale işlemci yongalarının üzerinde bellek denetleyicinin yanında grafik çekirdeği de bulunuyor. Bu yenilik yerden tasarruf sağlıyor, performansı arttırıyor, üretim maliyetini düşürüyor ve notebook üreticilerinin daha ufak ebatlı anakartlar üretebilmesine imkan veriyor. Ne yazık ki Intel USB 3.0'ın entegrasyonundan vazgeçti. Yeni WLAN modüllerinin performansı konusunda hala aynı prensipler geçerli: Teorik olarak maksimum 450 MBit/s veri aktarım hızı sunan n-WLAN. Bunun dışında tüm Arrendale işlemciler Hyperthreading'i destekliyor (iki ek sanal işlemci); hatta Core i5 ve i7 işlemci yüküne göre frekans ayarı yapan Turbo Boost teknolojisini de destekliyor.

Resimlerle: Intel'den çekirdek ordusu!

Video: Intel InTru3D

KAYNAK:chip net
 

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yorum (0) Yorum yaz!




Aynı kulakta 6 dakikadan fazla konuşmayın
22/12/2009 ·

Cep telefonuyla aynı kulakta 6 dakikadan fazla konuşulmasının çeşitli sağlık sorunlarına neden olabileceğini belirtiyor.

     Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Murat Topbaş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, cep telefonlarının çok kısa bir zaman içerisinde hem yaygınlaştığını hem de teknolojisinde hızlı değişim görüldüğünü belirterek, bu durumun "sağlık sorunlarına neden olup olmadığı" yönündeki tartışmaları da beraberinde getirdiğini söyledi.

     Türkiye’de 3. nesil olarak adlandırılan 3G teknolojisine, dünyanın bazı ülkelerinde de 4G teknolojisine geçildiğini ifade eden Topbaş, "Böylece veri iletimi ve çeşitlilikte artış yaşandı. Ses, mesaj, görüntülü mesaj, hızlı internet bağlantısı, görüntülü konuşabilme, hatta televizyon yayınlarının izlenebilmesine olanak sağlandı. Tartışma da bu yönde alevlendi. Çünkü bu kadar çok verinin aktarılabilmesi için hem baz istasyonlarının nitelikleri hem de sayısında artış olacağı, bununla birlikte bu sistemi oluşturan non-iyonize radyasyonun ve elektriksel alan şiddetlerinin de artışının söz konusu olabileceği konuşulmaya başlandı" dedi.

     Topbaş, bu konuda araştırmaların devam etmekle birlikte, cep telefonunun bazı sağlık sorunlarına neden olabileceği yönünde kanıtlar bulunduğunu anlatarak, "Ancak non-iyonize radyasyonun cep telefonlarıyla ilgili etkilerinin olup olmadığını göstermek için biraz zamana ihtiyaç vardır" diye konuştu.

     Cep telefonlarıyla konuşurken birkaç ayrıntının olası sağlığa zararlı etkileri bertaraf edebileceğini dile getiren Topbaş, şöyle devam etti: "Cep telefonlarının özellikle aynı kulağa dayalı olarak 6 dakikanın üzerinde kullanılmasının riski vardır. Aynı kulakla 6 dakikayı geçen konuşmalarda kulak çevresinde ısı artar. Bu artış yaklaşık 1 santigrat derece olur. Isı artışıyla birlikte etkilediği bölgelerdeki hücrelerde yapısal değişimler yaşanabilir. Bunlar her ne kadar vücuttan bertaraf edilebilse de bertaraf edilemeyecek sorunlar ortaya çıkabilir. Bu da baş ağrısı, sinirlilik, uykusuzluk, dikkat eksiklikleri, hücrelerde yapısal değişikliklere neden olabilir. Bu yönde araştırmalar devam etmektedir ancak ısı artışına neden olduğu kanıtlanmıştır. Bu nedenle aynı kulağa cep telefonunu dayayarak, 6 dakikadan fazla konuşulmaması gerekir."

-"KABLOLU KULAKLIK KULLANIN"-

Topbaş, telefonun özelliğine veya teknolojik gelişmelere bağlı olarak bu sürenin de kısalabileceğine dikkati çekerek, "Cep telefonun cihazlarının mutlaka kablolu kulaklıkla kullanılması gerekmektedir" dedi.

     İletişim teknolojilerinde tüketimin sınırsız olmasının, insanları ayrıca sosyal yaşamdan uzaklaştırarak marifeti büyük ancak ekranı küçük bir dünyaya insanları hapsettiğini savunan Topbaş, "Bunlar, sosyal ilişkilerimizi de etkileyebilir. O nedenle iletişim teknolojilerinin ’gerek oldukça’ kullanılması her yönden daha olumlu sonuçlar doğuracaktır" diye konuştu.

 

KAYNAK:milliyet


EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yorum (0) Yorum yaz!




AZDILAR ARTIK!...
1/12/2009 ·

     Bu sabah haberleri izledim de birkısım millet ne kadar kudurmuş. İsmi lazım değil terör örgütü yandaşları İstanbul'un çeşitli yerlerinde,Antalya'da çeşitli azgınlıklar yapmış, belediye otobüsünü ateşe vermiş, PTT şubelerine molotoflu saldırı yapmış, polisleri taşlamışlar. Lan şerefsizler, yedikleri çanaklara s.çanlar! bizim, belki de sizin ana babalarınızın verdikleri vergilerle alınıyor o otobüsler. Zarar verdiğiniz araçlar milli servetten gidiyor. O paralarla size,sizin de yaşadığınız memleketlere yatırım yapılıyor. Hiç mi vicdan yok sizde, hiç mi Allah'ınız yok sizin? Bize niye yatırım yapılmıyor, bizim memleketler niye gelişmiyor diyen sizlere soruyorum; hanginizin memleketinde varlıklı insanlar okul, cami vb. yaptırıyor, hanginizin memleketine yatırım yapıyor zenginleriniz? Gidin onlardan hesap sorun. O yaktığınız otobüsler sizin mahallelerinize servislik yapıyor, dingiller!... Allah akıl fikir versin de anlayın bu Şanlı Bayrak altında kurallara uyarak yaşamak isteyen uslu dursun; yok ben adam değilim,insan değilim diyorsanız ....ip gidin, İran'da mı Irak'ta mı yaşamak istiyorsunuz, oralarda yaşayın. Bu ülkeyi bölmeye kimsenin gücü yetmez, bunu da hiçbir zaman unutmayın.

 

     İkinci olay da Meclisteki "Sayın Vekillerin" yaptıkları. Hani 10 yıl kadar önce dünyanın parasını verip keyif yapmak için aldıkları "Ceylan Derisi" koltuklar var ya; onların rengi Sayın Vekillerimizin gerilimini artırıyormuş da bunlar değiştirilsinmiş. Alın birer kılıf ne renk istiyorsanız. Ya da, deri onlar nasıl olsa alın biraz boya ne renk isterseniz o renge boyayın koltukları. Ayıp günahtır ya. Ekonomik kriz diyoruz, ama ayranı yok içmeye atla gider s.çmayas yani...Bu milletin parasını çarçur edip onların haklarını yiyenler veballeri nasıl verecekler onu düşünsünler. İşsizlere ne olacak, açlar nasıl doyacak onları düşünsünler. Bıraksınlar meclise yeni koltuk almayı da açılımı adam akıllı yapsınlar. Bu ülkenin huzurunu kaçırmaya ya da kaçıranlara göz yummaya kimsenin hakkı yok. Ulu Önder Atatürk'ün kemiklerini sızlatmaya, mirasına gözdikme cahilliğini gösterenlere bu millet cezasını er-geç verecektir.

 

    Her ne kadar sürç-i Lisan ettikse affola. Sevgiyle kalın.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yorum (0) Yorum yaz!




« Önceki ::